Kategori:

Asante” olarak da adlandırılan Ashanti halkı, büyük bir etnik grup olarak yaşadıkları Gana ülkesinin yerlileridir. Akan lehçesinden “Twi” olarak bilinen ana dilleri, telaffuz ve cümle yapısı itibariyle Fante’ye çok benzetilmektedir. Anaerkil bir örgütlenme biçimine sahip olan Ashantiler, bugün misafirperverlikleri ve sıcaklıkları ile tanınmaktadır. 

Ashantiler; Akyem, Assin ve Denkyira gibi halklarla birlikte, on üçüncü yüzyılda Ganalı İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra Afrika’nın kuzeybatı bölgesinden göç eden Akan ulusunun soyundan gelmektedir. Ritüelleri, egemen gelenekleri ve lehçeleri, eski Akan İmparatorluğu’yla büyük ölçüde benzerlik göstermektedir. 

Günümüzde Gana’yı kapsayan bölgede yaşayan Ashanti halkı, birkaç yüzyıl devam eden Ashanti Konfederasyonu’nu kurmuştur. Konfederasyonun en güçlü zamanının 1701’de güçlü Denkirya’yı mağlup ettiği zaman olduğu düşünülmektedir. Ashanti’nin, büyük miktarlarda altını bulunduğundan İslam dünyası ile düzenli ve karlı bir ticaret kurmuştur. Bu durum, bugün Ashanti dilinde neden para sözcüğünün karşılığı olarak, Arapça kökenli bir kelime olan “sikke” kavramının kullanıldığını açıklamaktadır. 

Altın Tabure Efsanesi (Golden Stool), bu insanların kültüründe merkezi bir rol oynamaktadır. Ashanti Konfederasyonu’nun bir parçası olan klan başkanlarının bir toplantısında, güçlü bir rahip ve danışman olan Okomfo Anokye’nin emriyle cennetten bir altın taburenin geldiği bildirilmiştir. Efsaneye göre tabure, Ashantili olan I. Osei Tutu’nun gücünü pekiştirmeye gelmiştir. Böylelikle tabure, birleşik bir halkın sembolü olarak ilan edilmiş ve imparatorluğa ve krala bağlılık yemini etmek için kullanılmıştır. Bugün “Altın Tabure”, Ashanti’nin ruhunu içerdiğine inanıldığı için güçlü bir simge olmaya devam etmektedir.

Avrupalılar, Afrika’nın batı kesimi sömürgeleştirmeden önce Ashanti, o zamanın en güçlüsü olarak kabul edilen bir kültür meydana getirmiştir. Avrupalı sömürgecilerin gelişi bölgede büyük bir direniş ile karşılanmıştır. İşgalcilerle savaşmak için Ashanti halkı, Hollandalılarla ittifak yapmak durumunda kalmıştır. Uzun yıllar boyunca Ashanti, Büyük Britanya’nın saldırılarına dayanmış, ancak 1900’de Altın Sahil Kolonisi’ne yenik düşmüştür. Yenilgiye rağmen, Ashantiler hükümetin ve bölge kültürünün çoğunu kontrol etmeye devam etmiştir. Düşmanların, Altın Tabureyi bulma ve ele geçirme girişimleri yıllarca sonuçsuz kalsa da, nihayet 1920’de tabure ortaya çıkarılmış ve süslemeleri alınmıştır. Bu noktada taburenin Ashantiler için hiçbir önemi kalmadığı düşünülmüştür. 1935’te ise İngiltere, Asantehene aracılığıyla Ashanti halkı üzerinde tam kontrolü ele almıştır. 

Çağdaş Gana, birçok etnik grubun birleşiminden meydana gelmektedir. Bu etnik gruplar, kökenlerini en büyük gruplar ve kültür topluluğunu içeren Akan’a kadar dayandırmaktır. Ashanti halkı ise bu grupların en büyüğü olmaya devam etmektedir. Hatta Gana’nın şu anki başkanı da Ashanti halkından biridir. 

Benzer Yazılar

Dünya Vatandaşlığı Nedir?